Türkçeci Günlüğü

6 Nisan 2009

ATAOL BEHRAMOĞLU SAYGI GECESİ

Kategori: GECE — turkceci @ 9:51 pm
Tags: , , ,

DİL DERNEĞİ’NDEN ÇAĞRI:

ATAOL BEHRAMOĞLU SAYGI GECESİ

O, “Düşmanlarımı bağışlıyorum/ Daha çok seviyorum dostlarımı/ Her uyanışımda” diyen barışın ve aşkın ozanı… Şiirleri, düzyazı ve çevirileriyle Türkçenin müziğini duyuran bir usta… Dil Devrimiyle gelişen Türkçenin bütün güzelliklerini yansıtan, hepsi birbirinden değerli ürünler veren bir aydınlanma savaşımcısı… ATAOL BEHRAMOĞLU ile buluşacağımız “Ataol Behramoğlu’na Saygı Gecesi”ne bütün yurtseverleri bekliyoruz! * Gün/saat: 9 Nisan 2009 Perşembe, 18.30 Yer: Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi (Kenedi Cad. No. 4, Kavaklıdere / Ankara) www.dildernegi.org.tr/ e posta: dildernegi@dildernegi.org.tr

3 Nisan 2009

Türkçe Sözlük

Kategori: Esenleme (Selâmlama), Türkçe Sözlük — turkceci @ 4:41 pm
Tags: , ,

ÖNSÖZ

Bir dilin sözvarlığı o toplumun dünyaya bakışını, değer yargılarını, bilimde, sanatta aldığı yolu, gelenek ve göreneklerini yansıtır. Bu nedenle çağdaş bir sözlük, dilin bütün metinlerini kapsayan veritabanına dayanmalıdır. Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nda (1932-1983 arasında) bu amaçla önemli adımlar atılmıştır. Çünkü 1940’lara değin kapağında “Türkçe Sözlük” yazan ve Türkçenin sözvarlığını içeren derli toplu bir yapıt yoktu. 1932’de Atatürk’ün öncülüğünde başlayan Dil Devrimi ile Türkiye Türkçesinin sözvarlığını oluşturmak için halk ağzındaki sözcükler derlenmiş, eski kaynaklar taranmıştır. 1935’te Atatürk’ün yönlendirmesiyle ve büyük bir kurulca hazırlanan “Cep Kılavuzları” Türkiye Türkçesinin bütün sözvarlığını kapsayacak bir başka büyük adımdır; Türkçenin sözcük yapma yolları işletilerek yabancı sözcüklere Türkçe karşılık bulunmuş, Türkçede olmayan kavramlar için yepyeni sözcükler türetilmiş, Türkçe Sözlük’ün ortaya çıkması için büyük çaba harcanmıştır. O dönemden bugüne bütün bu çalışmalara onlarca dil uzmanı, dilsever katılmıştır. Hepsinin ortak ülküsü Dil Devriminin ışığında, Türkiye Türkçesini bilim ve sanat dili olarak geliştirmektir. Bu açıdan baktığımızda elinizdeki yapıt, Türkiye’de yayımlanan sözlüklerin pek çoğuna kaynak olmuş, Türkçeyi oya gibi işleyen yazarların da başucu yapıtı olmayı sürdürmüştür; sürdürecektir. Bugün çokları Türkçenin yeniden yabancı dillerin boyunduruğu altına girme tehlikesiyle yüz yüze kaldığını düşünüp kaygılanmaktadır. Bu kaygıyı taşıyanlar bir ölçüde haklıdır; çünkü Dil Devrimiyle kazanılan binlerce sözcük ve terim zaman zaman tepki almış, yasaklanmış, devrim tartışmaları amaçlı olarak tek tek sözcüklere indirgendiği, devrime başka anlam ve amaçlar yüklendiği için, Dil Devriminin coşkusu belli bir dönemden sonra eğitim kurumlarımızda yaşanmaz olmuş, genç kuşakların Türkçeye güveni sarsılmaya, dil bilinci yaralanmaya başlamıştır. Bu sözlük üzerinde çalışırken bir kez daha gördük ki yabancı sözcükler akıl almaz bir hızla dilimize yerleşiyor. Bu nedenle yazarlarla bilimciler “Türkçesi varken…” yabancı sözcüklere yaslanmamalı, Türkçenin sözcük yapma yolları işletilerek tıpkı 1930’larda olduğu gibi, aynı coşkuyla yeni sözcükler türetilmeli, bir başka deyişle dilseverler Dil Devriminin coşkusunu diriltmelidir. Türkiye’nin yazarları, her alandaki bilimcileri de çağımızın bilimde, uygulayımda ve sanatta ortaya çıkan kavram patlamasına ayak uydurmak zorundadır. Türkiye Türkçesinin yeni kavramlar yaratacak gücü ve olanakları vardır. Yeter ki ulusal kimliğimiz olan dile bu bilinçle sahip çıkalım. Atatürk’ün istediği gibi Türkçeyi bilinçle işleyelim. Elinizdeki sözlük bu duygularla hazırlandı. Yapıtın ilk baskısı, dilin dolanımı içinde yer alan tüm sözcükler düşünülerek elden geçirildi. Birçok yeni sözcük, söz öbeği ve terim eklendi; kullanımdan düşen sözcük, söz öbeği ve terimler çıkarıldı. Amacı, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun amacıyla özdeş olan, Dil Devrimini başlatan Atatürk’ün güveni ve coşkusuyla Türkçeye yaklaşan Dil Derneği, tüm aydınlanmacı yazarların, bilimcilerin desteği ve üyelerinden aldığı güçle TÜRKÇE SÖZLÜK’ün yeni baskısını hazırladı. Bu sözlük gönüllü birlikteliğin, Dil Devrimine inancın görkemli bir ürünüdür. Hep birlikte önemli bir görevi yerine getirmenin kıvancı içindeyiz.

DİL DERNEĞİ

http://www.dildernegi.org.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF2A2F4FC65EC79C8F

Türk Dil Kurumu:Sayın Feyza Hepçilingirler

Sayın Feyza Hepçilingirler,

Radikal gazetesinin Kitap ekindeki Türkçe Günlükleri köşesinde 14 Nisan 2005 günü yayımlanan yazınızda Kurumumuzun İngilizce sözlerin kimilerini okunduğu gibi kimilerini de yazıldığı gibi Türkçe Sözlük’e almaya hazırlandığına değinmiştiniz. Öncelikle belirtmem gerekir ki, yabancı kaynaklı sözlere karşılık bularak Türkçenin geliştirilmesi ve zenginleştirilmesini kendisine ilke edinen TDK’nin şu andaki yönetiminin Türkçenin söz varlığında yer almayan İngilizce sözleri Türkçeye katmak gibi bir düşüncesi yoktur. Hele hele bu yabancı sözleri Türkçeye yerleşmemiş biçimiyle, İngilizcede söylendiği gibi Türkçe Sözlük’e almak biçiminde bir uygulaması kesinlikle yoktur. Bir özenti sonucunda dilde kullanılan yabancı kökenli her sözün sözlüğe alınması diye bir kural olmadığını belirtmemiz gerekir. Bu konuda TDK’nin yıllar içerisinde oluşturduğu sözlükçülük geleneğine ve sözlük hazırlama ilkelerine göre yabancı kökenli sözlerden hangilerinin, sözlüğe hangi biçimleriyle alınacağı bellidir. Yabancı sözleri kullanmayı özenti hâline getiren kişilerin kullandığı ve Türkçemizde karşılığı bulunan yabancı kökenli sözlerin Türkçe Sözlük’e alınması asla söz konusu değildir. Her dilde olduğu gibi Türkçede de yabancı kökenli sözler vardır, ancak bunların bir bölümü alıntı, bir bölümü de ödünçlemedir. Türkçeye yıllar önce giren, yazılışları ve söylenişleri dilimizin kurallarına uyan ceket (< İng. boycott), kulüp (<İng. box), briç (<İng. bridge), viski (<İng. whisky), iskelet (

WordPress.com'dan blog alın.